Your browser (Internet Explorer 7 or lower) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.

X

Navigate / search

Bu Davet Bizim

10 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal ettiği gündür.

Her devlet kendi kurucusuna minnet ve şükran duyar.

Devleti oluşturan bireyler millet bilincine eriştiklerinde bu minnet ve şükran duygularına ortak olurlar ve bunu ifade ederler.

Bu ülkenin bir vatandaşı olarak kurucumuz Mustafa Kemal’e minnet ve şükran duygularımı sunmak bana hep gurur vermiştir.

Mustafa Kemal’e duyduğum minnet ve şükran, söz konusu Mustafa Kemal Atatürk olduğunda boyut kazanır ve hayranlığa dönüşür.

Hayranlığımın temeli bu ülkenin istiklali için cephede yaptıkları kadar, çağdaş bir ulus yaratmak için harcadığı gayret ve bu uğurda ortaya koyduğu hamlelerden dolayıdır.

Türk dilinin büyük şairi, ulu düşünür Yunus Emre, XIII. yüzyılda;

“ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil”

derken fiziki varlığımızın ölümlülüğü kadar, düşüncelerimizin ve bıraktığımız eserlerin ölümsüzlüğüne vurgu yapar.

Türkiye’yi aydınlatan, nurlandıran, can ve heyecan veren hamlelerini ve cephede dahi kitap okuyarak oluşturduğu zengin düşünce dünyasını bizlere miras bırakan Atatürk’ün bedeni, kendisinin de söylediği gibi bir gün toprak olacaktır ve fakat bıraktığı Türkiye Cumhuriyeti eseri ilelebet payidar kalacaktır.

Bize düşen bu eseri her geçen gün daha ileriye taşımak ve çağdaş medeniyetin örnek ülkesi haline getirmektir.

İşte o zaman bu topraklar için varını veren herkese ve kurucumuz Atatürk’e olan borcumuzu bir nebze de olsa ödemiş sayılabiliriz.

Bu vatanın evlatlarına; Büyük Türk Şairi, Türkçe’nin Bayraktarlarından
Nazım Hikmet Ran’ın;

“O, saati sordu.
Paşalar: “Uc” dediler,
sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun basına kadar,
eğildi, durdu.

Bıraksalar
İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.”

şiirindeki sarışın kurda benzeyen ve mavi gözleri çakmak çakmak olanın heyecanı ve gayreti ile hareket etmeyi tavsiye ediyorum.

Her gün ilerleyen medeniyetin, her gün önder ülkesi olabilmek heyecan ve gayreti ile çalışmaya Atatürk’ün aziz hatırası önünde söz veriyor ve kendini borçlu hisseden herkesi benzer davranışa davet ediyorum.

BU DAVET BİZİM.